top of page

İniş İçin Alçalıyoruz

  • Writer: Uscem
    Uscem
  • Oct 20, 2017
  • 1 min read

Photo by Gus Ruballo on Unsplash

Alnım ön koltuğa dayanmış, ellerim önde birbirine kenetlenmiş. Ayaklarımın ağrıdığını hissediyorum. Yorgun muyum ? Sanmam, ayakkabıdandır… Avucumun içi terlemiş. Korkuyor muyum? Biraz… Ama eskisi kadar değil, korkunun gerçekten ecele faydası olmadığını uçakta anladım (Aynı zamanda o deyimin dünyadaki en korkunç cümle olduğunu da). Hava bulutlu sanırım, çok fazla sallanıyoruz. İniş takımları açılmış mıdır ? Umarım…


Gözümü açmak istemiyorum, etrafa bakmak istemiyorum. Stres olduğumdan mı ?  Alakası yok. Bu anı çok sevdiğim için…  Bazı hisler, bazı anlar kelimelerle anlatılamayacak kadar özel, güçlü. O kadar ki dışarıya ifade edilmeye çalışıldığı anda bir hayal kirikligi yasatiyor.

Ya da ben hala dogru kelimeleri bulamadim.


Dinlediğim müziği çok sevdim, ileride dinlemek için kaydetmeli miyim ? Muhakkak… Ama umrumda değil, çünkü geleceği değil, bu anı sevdim. Hem alt tarafı gelecek, zaten özlemlerimizden kurulmamış mıdır ? Ah keşke şu an hissettiklerimi hemen yazabilseydim. Ama telefonu kullanmak yasak. Neden kapattırırlar ki hem, insanlar daha çok gerilsin diye mi ? Kesin…


Ve bir sarsilma, ikinci sarsılma, tuttuğun nefesi verme anı, ardından alkış sesleri. Gurbetçilerle dolu Münih uçuşunda olduğumu unutmuşum. Gülümsetti. İndiğimiz icin mi acaba ? Sanmam… Uçağı indirdiği için pilotun alkışlanması hep komik gelmiştir bana. Saf bir şükran belirtisi.


Telefonlarınızı kullanabilirsiniz anonsu… Normalde saniye kaybetmem ama bu sefer gerçekten istemedim, gerçi hissettiklerimi unutmadan yazmam lazım.


Motor durdu. Gerçekliğe dönme vakti. Ya da ayrılma vakti ? Bilemedim…


Piyano susmali. Müzik bitmeli. Kulaklık çıkmalı…


20.10.17 Münih

Comments


RECENT POSTS

ARCHIVE

CATEGORIES

INSTAGRAM

© 2020 by Cem Ustundag

bottom of page