- Jan 14, 2016
- 1 min read
Updated: Jan 27, 2019

Buz gibi olan ama üşütmeyen soğuk su, koşarken yorulmuş ayaklarıma masaj yapan, damarlı, halı gibi yumuşak kum, sadece sakin dalgaların ve küçük balıkçı teknesi motorunun sesi, güneşin açısından dolayı üzerine altın yaldız saçılmış sarı mavi deniz…
İşte o an denizin içinde, güneşten gözlerim kısık uzaklara bakarken, hissettiğim tam olarak gururla harmanlanmış bir huzurdu. Sabah deniz çarşaf gibiydi yavrum diyen dedeyi anladım resmen. İnsan o saatte sıcak yatağından kalkıp tek başına böyle bir güzellik görünce paylaşmak istemesi normal.
Çok sıradan betimlemeler belki ama benim için önemi büyük, zira unutmak istemediğim hisler yaşatan o motivasyon yazılarındaki ‘nefes kesen’ anlardan birisiydi. Balıkesir 13.09.16
Özlendi şimdiden
- Jan 13, 2016
- 1 min read

13 Ocak’i 14 une baglayan gece, saat 00:00 ve Tiflis-Batum yolunda Batum’a 70 km kaldi. Şöförümüz Giorgi’nin (It is corç, cooorç diye ısrar ediyor her seferinde) sürdüğü VW Transporterdayiz, arka tarafın klimasi bozuk ve araba soguk. Ayaklarım üşüdü.
Bu köy gibi ulkede yolda giderken bir anda sağlı sollu her yerde havai fişekler patlamaya başlıyor, Batum’a girişimi kutlayıp, şehir anahtarını bana verecekleri sanmıyorum. Giorgi’ye sorup öğreniyoruz ki Gürcistan’da yılbaşı gecesi bu geceymiş… Tövbe haşa…
+ A little bit late ?
– We ortodoks, ortodoooks.
Arabada olduğumuz için belki ama pek bir heyecan yok etrafta, sadece havai fişekler var. Patlıyorlar heyecansız bir şekilde, sağlı sollu. Sessize alınmış bir savaş filmi zafer sahnesi sanki. Patlamak için patlıyorlar. Ve bir yeni yıla daha girdik sanırım. E hayirli olsun o zaman, en azından bir yerde sızıp kalmadim. Onun haricinde takvimde bir gun daha atti.
Araba hala soğuk. Ayaklarım üşüdü.
- Oct 22, 2015
- 1 min read
Pendik-Yalova feribotundayım, gökyüzünde sadece gri bulutlar var, havada da tatlı bir rüzgar. Hasta olduğum için ağzımda strepsil ve kulağımda Ozan’in Marshall kulaklıkları var.
Duyuları yaşamak, yaşadığını farketmek ne kadar güzel. Insan ayni anda birden fazla duyuyu güzel bir şekilde yaşadığı zaman ancak farkedebiliyor. Gerçekten şükretmek gerek.
Ama bu yeterli degil. Sana verilen kulakla daha kaliteli seyler dinlemen lazim, gozlerinle daha guzel seyler gormeye cabalamak, ellerinle daha degerli seylere dokunman gerek, hem sicagi hem sogugu, ruzgari ve nefesi hissetmen gerek, seni alip fantastik yerlere goturecek kokular koklaman gerek.
Daha leziz yiyecekler tatmak ve bunlarin degerini anlamak icin yasamak lazim. Bunlarin hepsi etrafinda var, ama daha iyileri icin arayis icinde olman lazim. Dunya bu yuzden donuyor.
Al sana amaç…
